Gebelerin Maruz Bırakıldığı Ev İçi Şiddetin Araştırılması


Arş. Gör. Dr. BERKER ISLIKÇI

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Akça Toprak Ergönen

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Gebelik döneminde ev içi şiddet, hem maternal hem de fetal sağlığı doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı ve adli tıp sorunudur. Bu çalışmanın amacı; gebelik döneminde ev içi şiddetin sıklığını, özelliklerini ve risk etkenlerini belirlemek ve elde edilecek bulguların, gebelikte şiddetin erken dönemde saptanmasına, etkin tıbbi ve hukuki müdahale algoritmalarının geliştirilmesine ve adli tıp literatürüne güncel katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı nitelikteki bu çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi gebe polikliniklerine başvuran olgular (n=162) üzerinde gerçekleştirildi. Olgulara ait veriler, sosyodemografik ve obstetrik özellikleri içeren soru formu ve İstismar Değerlendirme Ölçeği (AAS) aracılığıyla toplandı. Veriler, SPSS 29.0 programı kullanılarak ki-kare, Fisher exact, Mcnemar, t testi ve lojistik regresyon testleri ile analiz edildi. Bulgular: Gebelik döneminde fiziksel şiddete maruz bırakılan katılımcı oranı %4,9 (n=8) olarak saptandı. Son 1 yıl içinde cinsel şiddete maruz bırakılanların oranı ise %1,9 (n=3) olarak bulundu. Olguların %11,7'sinin yaşam boyu şiddet öyküsü bulunduğu ve %6,8'inin eşi veya yakınlarından korktuğu tespit edildi. Gebelik döneminde fiziksel şiddete maruz kalan tüm kadınların (%100) yaşam boyu duygusal veya fiziksel şiddet öyküsüne sahip olduğu saptandı. İki değişkenli analizlerde; medeni durum (ilişki statüsü), nikah şekli, yaş grubu, meslek ve eşin eğitim düzeyi ile gebelik döneminde fiziksel şiddet arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptandı. T testi analizinde sosyoekonomik düzey ile fiziksel şiddet arasında istatiksel anlamlılık saptandı. Sonuç: Çalışmamızın bulguları, gebelikte yaşanan fiziksel şiddetin kronikleşmiş mevcut şiddet döngüsünün devamı niteliğinde olduğunu güçlü şekilde ortaya koymaktadır. Antenatal dönemde İstismar Değerlendirme Ölçeği (AAS) gibi ix güvenilir araçlarla rutin tarama yapılması, klinik branşlar ile adli tıp birimleri arasında koordinasyon sağlanması, sağlık çalışanlarının farkındalık eğitimleri alması büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak gebelikte ev içi şiddet; yalnızca bireysel bir sorun olmayıp adli tıbbi, halk sağlığı ve kadın hakları boyutları bulunan çok yönlü bir olgu olarak ele alınmalıdır.

Anahtar kelimeler: ev içi şiddet, gebelik, adli olgu, istismar değerlendirme ölçeği (AAS), risk etkenleri.