ÇOCUKLARDA UYGULANAN KARDİYAK KATETERİZASYON İŞLEMİNİN KOMPLİKASYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE KOMPLİKASYON GELİŞİMİNE ETKİ EDEN RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI


Creative Commons License

Arş. Gör. BETÜL DEMİRCAN COŞKUN

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı , Türkiye

Tez Danışmanı: Murat Muhtar Yılmazer

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: SBÜ İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı anjiyokardiyografi laboratuvarında uygulanan tanısal ve girişimsel kardiyak kateterizasyonların komplikasyon ve sonuçlarının retrospektif olarak incelenmesi ve komplikasyon gelişimine etki eden risk faktörlerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve yöntem: Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı bünyesinde Haziran 2008-Aralık 2018 tarihleri arasında uygulanan kateterizasyonlar çalışma grubumuzu oluşturdu. Demografik bilgiler, tanılar, laboratuar sonuçları ve kateterizasyon işlemi ile ilgili bilgiler Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinden, hasta dosyalarından, kateterizasyon ve anjiyokardiyografi rapor kayıtlarından elde edildi. Hastalar cinsiyet, yaş ve kilolarına, hastalıklarının siyanotik ya da asiyanotik olmasına göre gruplandı. İşlemler girişimsel ve tanısal, komplikasyonlar ise minör ve majör olmak üzere gruplara ayrıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların %45,93'ü kız, %54,07'si erkekti ve ortanca yaş 49 ay, ortanca vücut ağırlığı 15 kg idi. %5,82'si yenidoğan, %18,96'sı 29 gün-1 yaş arasında ve %75,22'si ise 1 yaş üzerindeydi. %76,93'ü asiyanotik, %23,07'si ise siyanotik kalp hastalığına sahipti. En sık kardiyak hastalıklar VSD, ASD, PDA, PS ve Fallot Tetralojisiydi. İşlemlerin %60,77'si tanısal, %39,23'si girişimseldi. Girişimsel işlemler sıklık sırasına göre en sık transkateter PDA kapatma, ASD kapatma, pulmoner balon valvüloplasti ve aort balon valvüloplastiden oluşmaktaydı. Girişimsel işlemlerde başarı oranı %93,87 idi. En başarılı girişimsel işlem %98,20 (n=109) başarı oranıyla aort balon valvüloplasti idi. Tüm işlemlerin %9,76'sında komplikasyon gelişti. Majör komplikasyon oranı %3,06 idi. Tanısal işlemlerin komplikasyon oranı %7,92 iken girişimsel işlemlerin %12,61 olup aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,001). Komplikasyonlar içinde en sık görülenlerin %25,11 ile transfüzyon gerektiren kanama ve %14,34 ile arteriyel trombüs olduğu belirlendi. Komplikasyon varlığı; yenidoğan yaş grubunda (p<0,001), vücut ağırlığı <5 kg olanlarda (p<0,001), düşük hematokrit değerlerinde (p=0,039), arteriyel girişte (p=0,003) ve girişimsel işlemlerde (p<0,001) anlamlı olarak yüksek oranda saptandı. INR'nin her 0,1 birimlik artışının ise komplikasyon riskini 2,298 kat arttırdığı belirlendi. Majör komplikasyon görülme oranı; vücut ağırlığı <15 kg olan viii (p=0,036), Fallot Tetralojisi tanılı (p=0,017), trombosit değeri düşük olgularda (p=0,045) ve tanısal işlemlerde (p=0,021) anlamlı yüksek saptandı. Transfüzyon gerektiren kanama varlığı; yenidoğan yaş grubu (p<0,001) ve 5 kg altında olan (p<0,001), düşük hemoglobin ve hematokrit düzeyine sahip olgularda (p<0,001), arteriyel giriş (p=0,002) ve girişimsel işlemlerde (p=0,013) anlamlı yüksek oranda saptandı (p<0,001). Arteriyel trombüs varlığı; 29 gün-1 yaş arasında, vücut ağırlığı 15 kg altında ve PDA tanılı hastalarda anlamlı yüksek oranda saptandı (p<0,001). Mortalite oranı %0,21 (n=5) olarak belirlendi. Sonuç: Çalışmamızda küçük yaş, düşük kilo ve girişimsel işlem tespit edilen en önemli risk faktörleridir. Bunların yanında düşük hemoglobin, hematokrit ve trombosit değerleri, uzun INR önemli birer risk faktörü olarak belirlenmiştir. Bunların önlenebilir risk faktörleri oluşu ve normalizasyonu ile komplikasyon varlığında azalma sağlanabileceği ortaya konmuştur. Bu gibi çalışmalarla saptanacak diğer risk faktörleri ve alınacak önlemler komplikasyonları azaltabilecektir. Bunun için prospektif çalışmalara da ihtiyaç vardır.