Opera seria ve Mozart


Prof. Dr. ZİBELHAN DAĞDELEN

Tez Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları, Türkiye

Tez Danışmanı: Önder Kütahyalı

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: San-Tez Programı

Özet:

18.yy'ın en önemli akımı olarak kabul edilen Aydınlanma hareketinin toplum üzerinde yarattığı olumlu sonuçlardan biri de, o döneme değin sadece soylulara hizmet vermek amacıyla var olan müziğin, bundan böyle soylu ve orta sınıf katmanlarını bir araya getirmesidir. 17.yy'ın sonlarına doğru İtalya'da ve Avrupa'nın diğer kentlerinde `opera` olarak bilinen müzikli dram sanatı oldukça yaygınlaşmıştır. Sayıları hızla artan opera evleri, yeni yapıtlara olan sürekli gereksinimi de beraberinde getirmiştir. 17.yy'ın sonlarına doğru, eski Barok operasına hem yapısal hem de müzikal anlamda yeni bir form vermeyi amaçlayan Arkadia Akademisi'nin yenilikçi görüşteki öğrencileri, bir dizi edebi değişiklikler yapmışlardır. Bunun bir sonucu olarak 1720'lerde ciddi-trajik bir opera türü olan `opera seria` ortaya çıkmıştır. Napoli'den doğan bu türün öncü bestecisi Alessandro Scarlatti'dir. Opera seria'nın gelişmesi ve yapılanmasında ise büyük etkileri olan iki önemli libretto yazarı Apostolo Zeno ve Pietro Metastasio'dur.Bu türde 4 yapıt veren W. A. Mozart ise, 18.yy'ın sonlarına doğru opera seria'da meydana gelen yenilik hareketlerinden etkilenmiştir. Onun opera seria türündeki ilk 2 yapıtı `Mitridate, re di Ponto` ve `Lucio Silla`, sahip olduğu erken gelişmişliğin birer çarpıcı örneğidir. Aynı türden bir başka operası olan `Idomeneo` Mozart'ı, sahip olduğu güçlerin doruğunda gösterir. `La clemenza di Tito` ise, eski opera seria'nın bir gölgesi olarak kalmıştır.