Oyuncun Yaratım Sürecinde Dinamik Sistemler Teorisi ve Oyunculuk Çalışması
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları, Türkiye
Tez Danışmanı: Sibel Erdenk
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışmanın amacı, 1990’lar sonrasında hızlanan sinirbilim araştırmalarının neticesinde ortaya çıkan bulgular ve görüşler doğrultusunda oyunculuk çalışmalarında kullanılabilecek nesnel olguları aktarmak, bu olguların oyunculuk teknikleriyle olası ilgisini sorgulamak ve gerek oyunculuk eğitimi gerekse oyunculuk uygulamalarında bir yaklaşım olarak kullanma imkanını araştırmaktır. Araştırmanın birinci bölümünde Antonio Damasio’nun görüşleri doğrultusunda kartezyen düalizmin reddi ve bedenlenmiş bilinç kavramları ile Jaak Panksepp’in Afektif sinirbilim çalışmalarında ortaya koyduğu temel duygulanımlar ve bunların tasnifine dair bulgular aktarılmıştır. İkinci bölümde karmaşık ve doğrusal olmayan yapıların analizinde kullanılan Dinamik Sistemler Teorisi ile bu teorinin yine karmaşık bir yapı olan insan bilişi ile olan ilişkisi aktarılmıştır. Oyuncunun gerek egzersiz gerek prova gerekse temsil süreçlerinde içinde bulunduğu evrenin de karmaşık, doğrusal olmayan bir yapı olduğu düşüncesinden hareketle Dinamik sistemler teorisinde yer alan “kısıtlayıcılar”, “ihlaller”, “belirme”, “özdüzenlenme" kavramlarıyla olan ortaklığı yine bu bölümde araştırılmıştır. Böylelikle Dinamik Sistemler Teorisinin getirdiği açıklamaların insan bilişinin ve oyunculuk çalışmalarının karmaşık doğasının ele alınmasında katalizör bir yaklaşım olarak kullanımı mümkün olabilecektir. Üçüncü bölümde beyinde evrimsel olarak hayvan atalarımızla ortak temelleri bulunan doğuştan gelen birinci seviye afektif duygular, ikinci seviye öğrenilmiş duygular ve üçüncü seviye sosyal-bilişsel duyguları, Dinamik Sistemler Teorisi çerçevesinde, oyunculuk çalışmalarında ne gibi yaklaşımlarla oyuncunun bu duygulara erişimine ve tekrar üretmesi kolaylaştırılabilir sorusuna yanıt aranmıştır. Aktif rol analizi, eylemleştirme, uzam içinde etkileşim, fiziksel aksiyon yöntemi, sözsüz iletişim, proksemik ilişki gibi teknikler bu yaklaşım doğrultusunda örneklenmiştir.