Obsesif-Kompulsif Bozukluk belirtileri ve ı̇lişkili değişkenlerin yetişkin örnekleminde ı̇ncelenmesi: Bir deneyim örnekleme çalışması
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Orçun Yorulmaz
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)
Özet:
Obsesif-Kompulsif Bozukluğa (OKB) ilişkin bilişsel, duygusal ve davranışsal bileşenlerin ekolojik yöntemler ile araştırılması doğru bir değerlendirme ve tedavi için önem taşımaktadır ve ekolojik yaklaşımlardan biri olan Deneyim Örnekleme Yönteminin (DÖY) kullanımı giderek artmaktadır. Mevcut çalışmada temel amaç istem dışı düşünceler, duygusal tepkiler ve kompulsif davranışları yordayan zamana bağlı değişim gösteren faktörleri ve yatkınlık faktörlerini incelemektir. Bu doğrultuda öncelikle DÖY Formu geliştirilmiştir ve Formun uygulanabilirliğinin sınanması amacıyla 55 yetişkin ile pilot çalışma yapılmıştır. Anlık ölçümler için DÖY Formu ve geriye dönük ölçümler için Obsesif İstem Dışı Düşünceler Envanteri (OİDE) kullanılmıştır. Çalışma sonuçları, DÖY değişkenlerinin birbirleri ve OİDE ile ilişkili olduğunu ve formun psikometrik özelliklerinin yeterli olduğunu ortaya koymuştur. Ana çalışmanın örneklemi ise, OKB tanısı olan (N = 67) ve bugüne kadar hiçbir tanı almamış olan yetişkinlerden (N = 70) oluşmuştur. Katılımcıların Beck Depresyon Envanteri, Beck Anksiyete Envanteri, Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği-Öz Bildirim Formu, Boyutsal Obsesif Kompulsif Ölçeği, Obsesif İnançlar Anketi-20, Benlik Korkusu Anketi-Kısa Form ve Benlik İkilemi Ölçeğinden oluşan anket setini doldurmaları istenmiştir. Sonrasında, 7 gün boyunca her günün belirli zaman aralıklarındaki 8 seçkisiz anda gönderilen DÖY Formu'nu doldurmaları beklenmiştir. Sonuçlar istem dışı düşünceler, duygusal tepkiler ve kompulsif davranışları yordayan bileşenlerin gruplara göre farklılaştığını ve kontrol grubunda daha az bileşenin açıklayıcı olduğunu göstermiştir. Çeşitli duygusal tepkilerin istem dışı düşünceler ve kompulsiyonlar üzerindeki etkisine yönelik yaygın bilinen bilişsel modellerden farklı sonuçlar ortaya konmuştur. Yatkınlık faktörlerinden benlik ikileminin etkisinin daha fazla olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın hem literatüre hem de klinik uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.