İzmir ili Balçova, Narlıdere ilçelerinde hiperürisemi prevalansı ve ilişki faktörleri


Prof. Dr. İSMAİL SARI

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Servet Akar

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Gut hastalığı sıklığının %0,38 saptandığı populasyonda hiperürisemi prevalansı ve ilişkili faktörlerin aranması.

Metod: Çalışma Ocak-Mart 2003 tarihleri arasında gerçeklerştirildi. Bilgisayar yardımı ile 20 yaş ve üzeri toplam 132 kişi (69 erkek ve 63 kadın) belirlendi. Araştırma grubunu oluşturan kişiler daha önce gut hastalığı prevalansının %0.38 saptandığı populasyondan seçildi. Ürik asit düzeyleri enzimatik ürikaz metodu ile, vücut kompozisyonu antropometrik yöntemlerle belirlendi. Hiperürisemi serum ürik asit (SÜA) düzeylerinin erkeklerde ³7.0 mg/dl, kadınlarda ³6.0mg/dl olması şeklinde tanımlandı. Tüm gönüllülerde serum glukoz, kreatinin ve lipid profili tayini yapıldı

Sonuçlar: Araştırma grubunda SÜA düzeyleri 4.86±1.32 mg/dl (erkeklerde 5.48±1.31 mg/dl , kadınlarda 4.28±1.06) saptandı. Hiperürisemi kriterlerine uyan toplam 18 kişide (13 erkek 5 kadın), hiperürisemi prevalansı %13.64 (erkeklerde %20.63 kadınlarda %7.25), bulundu. Tüm hiperürisemik kadınlar postmenapozal dönemdeydi. Çalışma grubunda gut hastalığına rastlanmadı. Her iki cinste vücut kitle indeksi (VKİ), bel çevresi, bel/kalça oranı, subsakpular ve supra iliak cilt kıvrım kalınlıkları SÜA düzeyleri ile pozitif koreleydi. Araştırma grubundaki kreatinin ve trigliserid düzeylerinin SÜA ile pozitif ilişkili olduğu görüldü. SÜA düzeyleri ve hiperürisemi prevalansı obezlerde (VKİ ³30 kg/m2) anlamlı olarak yüksek bulundu. Hipertansif hastaların ortalama SÜA değerleri daha yüksekti. (5.31±1.3 mg/dl ve 4.72±1.3 mg/dl, p=0.029). Buna karşın gerek normotansif, gerekse hipertansiflerin hiperürisemi prevalansları arasında anlamlı ilişki bulunamadı.

Sonuç: Bu epidemiyolojik çalışma ile ülkemizde hiperürisemi prevalansı ve eşlik eden faktörler ilk kez araştırıldı. Hiperürisemi prevalansı batı toplumlarındaki verilerle kıyaslandığında yüksek, gut prevalansı ise benzer görünmektedir.