TECHNOLOGY ASSISTED STAGE DESIGN AND GESTALT PRINCIPLES IN CONTEMPORARY THEATER


Creative Commons License

ZEREN M. A.

Art-e Sanat Dergisi, no.37, pp.1-18, 2026 (TRDizin)

Abstract

Technological advancements fundamentally transform stage design in contemporary theater, pushing it beyond traditional physical boundaries. Digital tools (projection, interactive spaces) convert the stage into a dynamic, multi- layered system actively guiding audience perception. This critical shift reconfigures spatial awareness and completely transforms the spectator experience, positioning the stage as an active narrative component, not a passive backdrop. The stage is no longer mere decor; it becomes an integral part of the dramatic action. This study examines technology-assisted stage design's relationship with Gestalt principles (figure-ground relationship, continuity, and unity). Applications like digital projection, interactive stage space, and augmented reality redefine these perceptual concepts. The research analyzes how contemporary directors, including Ivo van Hove, Simon McBurney, and Jan Fabre, utilize technology in their designs. Addressing visual composition, the dramatic function of space, and audience perception, this work offers a comprehensive evaluation of technology's aesthetic and perceptual impact in modern stage design.
Teknolojik gelişmeler, çağdaş tiyatrodaki sahne tasarımını geleneksel olarak çizilen fiziksel sınırların ötesine taşıyarak; dijital araçlar (projeksiyon, interaktif mekânlar) aracılığıyla izleyici algısını yönlendiren, dinamik ve çok katmanlı bir sisteme dönüştürmektedir. Bu dönüşüm, mekânsal algıyı yeniden kurgulayıp izleyici deneyimini dönüştürmekte, sahneyi pasif bir dekor yerine aktif bir anlatı bileşeni olarak konumlandırmaktadır. Buna ek olarak, sahne artık yalnızca bir dekor olmaktan çıkıp, dramatik aksiyonun ayrılmaz bir parçası hâline gelmektedir. Bu çalışma, teknoloji destekli sahne tasarımının Gestalt ilkeleriyle (Figür-zemin ilişkisi, devamlılık, bütünlük) olan ilişkisini incelemektedir. Dijital projeksiyon, interaktif sahne mekânı ve artırılmış gerçeklik gibi uygulamalar, bu algısal kavramları yeniden biçimlendirmektedir. Araştırma, Ivo van Hove, Simon McBurney ve Jan Fabre gibi önemli çağdaş yönetmenlerin sahne tasarımında teknolojiyi nasıl kullandığını ve bu pratiklerin Gestalt ilkeleriyle nasıl bütünleştiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Görsel kompozisyon, mekânın dramatik işlevi ve izleyici algısı bağlamında ele alınan bu çalışma, çağdaş sahne tasarımında teknolojinin estetik ve algısal etkilerine dair kapsamlı bir değerlendirme sunmaktadır.