Felsefe'li ilahiyat vs Felsefe'siz İslami İlimler: Türkiye Geneli Öğrenci Anketi


Toktaş F., Keyifli Ş., Yıldırım F., Esen B.

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, no.43, pp.143-181, 2016 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

This article aims to identify perceptions and attitudes of students toward courses given under the Department of Philosophy and Religious Studies who study in Faculties of Theology. For this purpose, a survey was conducted with 6097 students in Faculties of Theology across Turkey. According to main findings of this survey, it has been observed that students hold negative attitudes for the courses mentioned above because of prejudices that they carried out from high schools or they had in the beginning of their undergradute studies. However, after taking those courses and getting closer to their graduation, it seemed that they altered their negative attidues to positive ones. This result clearly showed that their negative attitudes did not arise from the courses itself or their contents or the students who had no idea about them in the first year but from external sources than the Faculty of Theology itself. Though identifying those external sources exceeds the limits of this article, we point out to investigate them with different works in the future. Another proposal of this article is that there is an unavoidable need to link philosophy courses with the courses of the Department of Islamic Studies in addition to the necessity of philosophy courses in Faculties of Theology for the sake of students’ progress and output during their undergraduate studies.

Bu makale, İlahiyat Fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü altında verilen derslere yönelik algı ve tutumlarını belirlemek amacını taşımaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek adına Türkiye geneli İlahiyat Fakültelerinde toplamda 6097 lisans öğrencisiyle anket uygulanmıştır. Bu anketin genel sonucuna göre orta öğretimde kazandıkları eğilim ya da fakülteye başlar başlamaz Felsefe ve Din Bilimleri derslerine yönelik olumsuz önyargılarla karşıt bir tutum içerisinde bulundukları; ilgili dersleri aldıktan mezun aşamasına geldikleri dönemde önceki olumsuz tutumu büyük ölçüde olumlu yöne doğru değiştirdikleri görülmektedir. Bu sonuç, öğrencilerin başlangıçta sergiledikleri olumsuz tavrın, bizatihi Felsefe ve Din Bilimleri grubu derslerinin müfredatının içeriği ve işlevinden ve bu derslerin içeriğini henüz bilmeyen öğrencilerden kaynaklanmadığını; bu tutumun kaynağının örgün öğretim dışı kaynağının olduğunu açıkça göstermektedir. Söz konusu kaynağın ne olduğunu belirlemek çalışmanın sınırları dışında kalmakla birlikte bu makale, ilgili durumun başka araştırmalarla incelenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Makalenin bir başka önerisi ise Felsefe ve Din Bilimleri grubu derslerinin İlahiyat Fakültesi öğrencilerine sağladığı kazanımların geliştirilmesi gerekliliğiyle birlikte bu kazanımların, özellikle Temel İslâm Bilimleri Bölümü dersleriyle de koordinasyonun sağlanmasıdır.