BOYUN DİSEKSİYONU YAPILAN HASTALARDA TRAPEZ KALINLIĞININ USG VE MRG İLE GÖRÜNTÜLENMESİ VE OMUZ FONKSİYONLARIYLA İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ: PİLOT ÇALIŞMA


Bülbül H. M., Kamar M. A., Balcı A., Keskinoğlu P., Kalkan A. C., Özyürek S., ...More

Türk Manyetik Rezonans Derneği TMRD 2020 Online Sempozyum, İstanbul, Turkey, 19 - 20 September 2020, pp.139-140

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.139-140
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

Amaç: Baş boyun kanseri tedavisinde uygulanan boyun diseksiyonlarına bağlı görülebilen spinal aksesuar sinir fonksiyon bozuklukları hastaların hayat kalitesini etkilen önemli bir morbidite olup sinir hasarı sonucunda oluşan trapez kas atrofisi boyunda simetri kaybına ve fonksiyonda bozulmaya neden olmaktadır (1,2). Bu pilot çalışmanın amacı; baş boyun kanserli hastalarda boyun diseksiyonu öncesinde ve sonrasında trapez kas kalınlığındaki farklılığın Ultrasonografi (USG) ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ile değerlendirilmesi ve bu farkın omuz fonksiyon kaybı ile ilişkisinin incelenmesidir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmaya boyun diseksiyonu yapılan taraftaki 15 üst ekstremite (11 hasta; 4 bilateral/ 7 unilateral boyun diseksiyonu) dahil edilmiştir. Değerlendirmeler cerrahiden önce ve cerrahi sonrası 3. ayda alınmıştır. Trapez kas kalınlığı; üst (C6), orta(T1) ve alt trapez(T8) olmak üzere üç bölgeden USG ile yüz üstü pozisyonda dinlenme ve kontraksiyon sırasında, MRG ile sırt üstü pozisyonda dinlenme sırasında ölçülerek kaydedilmiştir (Resim 1). Omuz fonksiyonlarının değerlendirmesinde ağrı, günlük yaşam aktiviteleri, eklem hareket açıklığı ve güç parametrelerini içeren Constant-Murley Omuz Skorlaması kullanılmıştır. USG ve MRG’de ölçülen kas kalınlıkları ve Constant-Murley Omuz Skorlaması’nda elde edilen değerin operasyon öncesine göre değişimi hesaplanarak kaydedilmiştir. İstatistiksel analizde SPSS 24.0 programında değişkenler arası ilişki Spearman korelasyon testiyle, USG ve MRG ölçümleri arasındaki ilişki Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 kabul edilmiştir.

Bulgular: Constant-Murley Omuz Skorlamasında, orta ve alt trapez kalınlıklarının USG ve MRG ile ölçüm verilerinde operasyon öncesine kıyasla operasyon sonrasında anlamlı farklılık izlenmiştir (p<0,05) (Tablo 1). Operasyon öncesi ve sonrası üst, orta ve alt trapez kas kalınlıklarının USG ve MRG ile ölçülen farkları arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Tüm hastalarda operasyon öncesi ve sonrası ölçümler karşılaştırıldığında Constant-Murley Omuz Skorlamasında elde edilen fark ile tüm seviyelerdeki MRG ve USG ile ölçülen trapez kas kalınlıklarındaki farklılık arasında korelasyon izlenmemiştir (p>0,05). Hastaların tümünde dominant taraf sağ olması nedeniyle sağ taraftan opere olan hastalar ayrıca değerlendirilmiş ve skorlamadaki farklılık ile sağ üst trapez MRG ölçümünde izlenen fark arasında yüksek korelasyon izlemiştir (r= 0,738, p=0,037) (Grafik 1).

Tartışma: Literatürde boyun diseksiyonu sonrası omuzda fonksiyon bozukluğu ve yaşam kalitesi hakkında pek çok çalışma bulunmakla birlikte trapez kasının operasyon öncesi ve sonrası kantitatif değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalar oldukça azdır. Huang ve ark.’ın boyun diseksiyonu yapılmış baş boyun kanserli hastalarda yaptıkları çalışmada; diseksiyon yapılan tarafta USG ile ölçülen trapez kalınlığı normal tarafa kıyasla anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p=0,001) (3). Çalışmamızda da bu çalışma ile uyumlu olarak boyun diseksiyonu yapılan tarafta operasyon öncesine kıyasla trapez kasın orta ve alt bölümlerinin kalınlığında hem USG hem de MRG ölçümlerinde anlamlı azalmalar izlenmiştir.

Sonuç: Boyun diseksiyonu cerrahisi sonrasında trapez kas kalınlığındaki azalma omuz fonksiyonunu değerlendiren skorlama ile belirgin korelasyon göstermemekle birlikte operasyon sonrası kas kalınlık takiplerinde USG ve MRG’nin kullanılabileceği düşünülmüştür.