Sarı İ. (Yürütücü), Keskinoğlu P., Tunçok Y., Kenar Artın G., Gülle S., Şen G., et al.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2026 - 2028
Aksiyal spondiloartrit (akSpA), inflamatuar bir romatizmal hastalık olup, hastaların yaşam kalitesi, fonksiyonel yetenekleri ve ekonomik yükleri üzerinde önemli bir etkisi vardır. akSpA’nın standart farmakolojik tedavisinde ilk basamakta nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) verilmekle birlikte hastaların üçte birinde yanıtsızlık nedeniyle biyolojik ilaçlarla tedaviye geçilir. Biyolojik ilaçlar, tedavide etkili olsalar da potansiyel ciddi advers etkileri nedeniyle bazı hastalar biyolojik tedaviye geçmek istememektedir. Ayrıca, yüksek maliyetleri hastaların ilaca erişiminde kısıtlılık oluşturur. Sülfasalazin (SSZ), inflamatuar artritlerde yaygın olarak kullanılan bir hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçtır (DMARD). Mevcut kılavuzlar, SSZ’nin sadece periferik artritte kullanılması gerektiğini belirtmekle birlikte sınırlı sayıdaki gözlemsel çalışmada SSZ’in aksiyal semptomlara da etkili olduğu saptanmıştır. Bu konuda yapılan az sayıdaki müdahaleli kontrollü çalışmada ise hasta sayısı kısıtlılıkları, hasta özelliklerinin heterojenliği, izole aksiyal hastaları içermemesi, ya da aksiyal tutulumun ileri evre hastalarla kısıtlı olması gibi özellikler gözlenmiştir. Bu bağlamda, akSpA hastalarında SSZ tedavisinin aksiyal semptomlar üzerine etkililiğini ve güvenliliğini değerlendirmek amacıyla kontrollü bir klinik çalışmaya ihtiyaç vardır. Çalışmamızın amacı, ASAS/EULAR kılavuzuna uygun olarak bir NSAİİ verilip etki göstermemesi nedeniyle alternatif NSAİİ alan akSpA hastalarında, NSAİİ tedavisine eklenen SSZ?in biyolojik ilaç tedavisine geçiş süresini uzatma ve geçiş oranını azaltma potansiyelinin, etkililik, maliyet-etkililik ve güvenlilik hedefleri kapsamında araştırılmasıdır. Çalışmanın hipotezi “Standart tedaviye dirençli akSpa’da SSZ kullanımı, biyolojik tedaviyi geçiş oranlarını azaltır ve/veya geciktirir.” olarak belirlenmiştir. Hipotezimiz doğrulandığı takdirde, biyolojik ilaçlara geçiş süresinin uzaması, bu ilaçlara bağlı ciddi advers etki gelişme riskini azaltıp hasta uyuncu ve memnuniyetini artırarak tedavi kılavuzlarında SSZ’nin AkSpA tedavisinin basamaklarına eklenmesi için bilimsel bir kanıt oluşturacaktır. Ayrıca, ülkemizde SSZ ve biyolojik ilaçlarla tedavinin maliyet-etkililik analizinin yapıldığı bir çalışma yoktur. Çalışmamızda SSZ’in maliyet-etkililiği hesaplanarak biyolojik ilaçlarla karşılaştırılacaktır. Çalışmamız, Spa’da özellikle aksiyel tutulumu hedeflemesi, non-radyografik akSpA’ları da içerecek olması, bu erken hasta grubunda aksiyal tutuluma yönelik yapılacak ilk plasebo kontrollü, randomize klinik SSZ araştırması olması nedeniyle de özgündür. Amaç ve hedeflerimize ulaşmak için, randomize, plasebo kontrollü, iki kollu, paralel gruplu ve çift kör bir faz II klinik araştırma olarak planlanan çalışmamıza, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji polikliniğine başvuran, akSpA tanısı almış (radyografik ve nonradyografik), klinik olarak aktif, ilk basamak olan NSAİİ ile tedaviye başlanmış ancak fayda görmemiş hasta gönüllüler alınacaktır. Hastalar randomize olarak iki gruba ayrılacak, ilk gruba ikinci bir NSAİİ ve plasebo (n=46), diğer gruba yine ikinci bir NSAİİ ve SSZ (n=46) uygulanacaktır. Hasta gönüllüler, çalışma öncesi ve sonrası hastalık aktivite skorları, rutin hemogram ve biyokimyasal incelemeler, inflamasyon biyobelirteçleri ve görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilecektir. Projenin dört iş paketine ayrılarak 24 ayda tamamlanması planlanmıştır. Proje ekibinde romatolog ve romatoloji yan dal uzmanlık öğrencileri yanısıra, farmakolog, biyoistatistik uzmanı, radyolog ve bir adet Tıbbi farmakoloji Tıpta Uzmanlık öğrencisi bursiyer bulunmaktadır. Klinik araştırma bulgularının yüksek etki değeri olan uluslararası hakemli bir dergide araştırma makalesi olarak yayınlanma, ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda bildiri olarak sunulma potansiyeli vardır. Hipotezimiz doğrulandığı takdirde, NSAİİ’ye yanıt vermeyen AkSpA’da NSAİİ’ye eklenen SSZ'in yeniden konumlandırılmasıyla akSpA kılavuzlarına girmesi için bilimsel bir kanıt oluşturulacaktır. AkSpA tedavisinde SSZ kullanımıyla biyolojik ilaçlara geçişin engellenmesi ya da ertelenmesi farmakoekonomik yönden maliyet-etkili bir ilacın kullanımına bağlı olarak ekonomik yükü düşürecektir. Proje ekibinin romatolojik hastalıkların tedavisi konusunda klinikte belirlenen sorunları araştırıcının başlattığı translasyonel ve klinik araştırmalar aracılığıyla çözmek için çok disiplinli projeler oluşturma potansiyeli vardır. Araştırma ekibinde bulunan Romatoloji Yandal Uzmanlık öğrencilerinin ve aynı zamanda bursiyer olarak da yer alan Tıbbi Farmakoloji Tıpta uzmanlık öğrencisinin projeye dayalı araştırma eğitimine ve akademik gelişimine katkı sağlayacaktır. Sonuç olarak, proje başarı ile sonuçlandığı ve hipotezimiz doğrulandığı takdirde, akSpA tedavisinde sulfasalazin; biyolojik ilaçlarla tedaviye geçiş süresini uzatma potansiyeli, yıllık tedavi maliyetinin biyolojik ilaçlara göre daha az olması, oral yolla uygulama yolunun avantajlı ve elverişli olması ile farmakoekonomik açıdan, ciddi advers etki gelişme riskinin azlığı yönünden ve hasta memnuniyetinin biyolojik ilaçlara göre daha fazla olması yönünden tedavi basamaklarına eklenecek önemli bir ilaç olacaktır. |