Karvakrolün Hipoglisemi ve Hipergliseminin Taklit Edildiği Modellerdeki Etkisinin H9c2 Kardiyak Hücre Hattında İncelenmesi
Şimşek Papur Ö. (Yürütücü)
TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2025 - 2026
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1002 - Hızlı Destek Programı
- Başlama Tarihi: Ağustos 2025
- Bitiş Tarihi: Ağustos 2026
Proje Özeti
Karvakrol, kardiyovasküler hastalıklara olumlu etkiler göstererek kardiyoprotektif özellikler sergileyen bir bileşik olarak tanımlanmıştır. In vitro ve in vivo çalışmalarda, karvakrolün kalp sağlığını iyileştirme potansiyeli, özellikle anti-inflamatuar ve anti-apoptotik etkilerle belirgin bir şekilde gözlemlenmiştir. Karvakrol, AMPK (AMP-activated protein kinase) yolaklarının aktive edilmesiyle yağ asidi oksidasyonunu artırmaktadır (Kim vd., 2013). Ayrıca, karvakrolün GLUT4'ün kardiyak membran translokasyonunu artırarak glukoz kullanımını iyileştirdiği ve kan glukoz seviyelerini düşürdüğü tespit edilmiştir (Hou vd., 2019). CD36 ifadesinin artırılmasıyla, yağ metabolizması ve kolesterol taşıma süreçlerine katkı sağlandığı belirlenmiştir (Kim vd., 2013). Karvakrol, kardiyomiyositlerde apoptotik değişiklikleri engelleyerek hücre ölümünü basklamakta ve kalp dokusunda oksidatif stresi azaltmaktadır (Ahmadi vd., 2024). Bu etkiler, kardiyak hipertrofi ve hipertansiyon gibi kalp hastalıklarının tedavisinde karvakrolün potansiyel terapötik bir ajan olarak kullanılmasını desteklemektedir (Jamhiri vd., 2019). PI4KIIIß üzerinde karvakrolün etkisi, hücresel düzeyde kalp sağlığını iyileştirme konusunda daha fazla araştırma yapılması gereken bir alan olarak öne çıkmaktadır. AMPK, GLUT4, CD36 ve PI4KIIIß, kardiyomiyopati gibi kalp hastalıklarında kritik rol oynayan moleküller olarak tanımlanmaktadır. Karvakrolün bu moleküller üzerinde olumlu etkiler göstermesi, kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde destekleyici olması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmalar, karvakrolün kalp sağlığını destekleyerek kardiyomiyopati ve kardiyak disfonksiyonu önlemekteki potansiyelini ortaya koymaktadır.
Karvakrolün,
diyabetik kardiyomiyopati (DCM) modelinde, kardiyak hücrelerde GLUT4, CD36, PI4KIIIβ
ve AMPK ifadesine; AMPK’nın fosforilasyonuna etkisi nedir; metabolik düzenlenmede rolü var mıdır? Karvakrol
uygulamasının GLUT4 ve CD36 proteinlerinin lokalizasyonuna etkisi nedir?
Hipotez:
Karvakrolün kardiyak hücre hatlarında
kardiyomiyopatinin taklit edildiği koşullarda:
· Anti-diyabetik
özellik göstererek yağ asidi alımından-taşınımından sorumlu CD36 ifadesini
azalttığı ve, kasılmaya bağlı CD36 tranlokasyonunda rol alan AMPK‘nin gen
ifadesini arttırdığı; hücre içerisine glukoz alınımından-taşınımından sorumlu
GLUT4 ve PI4KIIIß gen ifadelerini arttırdığı,
· Karvakrol uygulaması glukoz alımını arttırarak,
yağ asidi alımını azaltarak metabolik dengeyi değiştirdiği,
· GLUT4’ün yüksek oranda membranda localize olduğu ve CD36’nın yüksek oranda endozom ve golgi membranında localize olduğu şeklindedir.
H9c2 hücrelerinde hipoglisemi ve hipergliseminin taklit edildiği farklı
glukoz konsantrasyonlarında oluşturduğumuz modellerde karvakrolün,
·
GLUT4, CD36,
PI4KIIIβ ve AMPK’nin ifade patern
değişimlerine,
·
AMPK
fosforilasyonuna,
·
GLUT4 ve CD36
hücre içi lokalizasyonlarına,
·
Glukoz ve yağ
asidi alım düzeylerinin saptanmasıyla metabolik değişime,
etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır.
Projenin Hedefleri
·
Glukoz
alımı ve taşınımında rol alan GLUT4,
·
Lipid
homeostazı ve enerji dengesinde rolü olan CD36,
· Hücresel enerji durumunun ana sensörü olan CD36 translokasyonu ve
GLUT4 translokasyonunda rol alan AMPK ve p-AMPK,
·
Vezikül aracılı kargo
taşınmasını düzenleyen PI4KIIIβ ifade düzeylerinin
gösterilmesi hedeflenmektedir.
· GLUT4 ve CD36’nın
lokalizasyonlarının (sarkolemma, endozom ve golgi) saptanması hedeflenmektedir.
· Yağ asidi alımı ve
glukoz alımındaki değişimin tespiti ile DCM fenotipinde fonksiyonel ve
metabolik değişimlerin saptanması hedeflenmektedir.
Kardiyak hücre hattı olan H9c2 hücrelerinde oluşturulan DCM modellerinde
hedeflenen dört gen ifade paternlerinin
belirlenmesi, AMPK fosforilasyon düzeyinin incelenmesi, transport
proteinlerinin lokalizasyonlarının saptanması ve DCM fenotipinde fonksiyonel ve metabolik
değişimlerin gösterilmesi ile DCM patogeneziyle ilişkili yeni mekanizmaların
araştırılması hedeflenmektedir.