Depremzede Yetişkin Bireylerde Obezite Ve Kardiyometabolik Risk İlişkili Mikrobiyal Profilin Belirlenmesi Preliminer Çalışma


Creative Commons License

ÖZKÜTÜK A. A. (Yürütücü), DEMİRAY GÜRBÜZ E., ÖZEL DEMİRALP F. D., AKAN P., ARSLAN N., AKDENİZ D., et al.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Güdümlü, 2023 - Devam Ediyor

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Güdümlü
  • Başlama Tarihi: Nisan 2023
  • Bitiş Tarihi: Devam ediyor

Proje Özeti

Barsak mikrobiyotası, sindirim, enerji dengesi, bağışıklık ve metabolik süreçlerde kritik rol oynayan ve bireyler arasında beslenme, genetik ve çevresel etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösteren kompleks bir ekosistemdir. Obezite gelişiminde mikrobiyota yapısındaki değişiklikler önemli bir biyolojik mekanizma olarak kabul edilmekte olup, deprem gibi yoğun stres oluşturan olayların hem mikrobiyota dengesini hem de obezite ve kardiyometabolik riskleri etkileyebileceği düşünülmektedir.

Bu çalışma, deprem bölgesinde (Hatay) ve deprem bölgesi dışında (İzmir) yaşayan obez, kilolu ve sağlıklı kilolu yetişkinlerde bağırsak mikrobiyota profili ve kardiyometabolik risk arasındaki ilişkinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. 

Hatay (n=61) ve İzmir’de (n=89) yaşayan toplam 150 yetişkinde mikrobiyota kompozisyonu, BKI grupları (O, OW, HW), beslenme, fiziksel aktivite, stres ve kardiyometabolik parametreler karşılaştırılmıştır.Dışkı örneklerinden elde edilen DNA'nın 16S rRNA bölgesi Nanopore ile dizilenmiş; taksonomik sınıflandırma, alfa–beta çeşitlilik, baskın tür ve LefSe analizleri MassBiome hizmetiyle yapılmıştır.Açlık kan örneklerinde glukoz, lipid profili, HbA1c, CRP, homosistein ve insülin düzeyleri ölçülmüş; stres düzeyi anket ve tükürük kortizolü ile değerlendirilmiştir.Beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları ilgili anketlerle belirlenmiştir.İstatistiksel analizlerde dağılıma uygun testler kullanılmış; kan parametrelerindeki korelasyonları azaltmak için PCA uygulanmış ve bileşenler mikrobiyota modellerine kovaryat olarak eklenmiştir. Mikrobiyota ve beslenme farklılıkları Bray– Curtis temelli PERMANOVA ile, tür düzeyindeki değişiklikler ANCOM-BC2 ile, beslenme kategorilerine katkılar ise SIMPER analizi ile değerlendirilmiştir.

Tüm örneklere ait mikrobiyal toplulukta Segatella copri’nin (%21,44) baskın tür olduğunu göstermiştir. Bunu sırasıyla Faecalibacterium prausnitzii (%8,88), Phocaeicola vulgatus (%5,18), Blautia massiliensis (%3,75) ve Blautia sp. SC05B48 (%2,81) izlemiştir. BKİ grupları birlikte değerlendirildiğinde, S. copri, F. prausnitzii, P. vulgatus, B. massiliensis, Blautia sp. SC05B48, A. rectalis ve M. gnavus tüm gruplarda ortak baskın türler olarak belirlenmiştir. LEfSe analizinde obez gruplara özgü farklılaşmalar gözlenmiştir. İzmir obez grubunda, Christensenella massiliensis, Dysosmobacter sp., Caproicipacterium amylolyticum, Ruminococcus albus birincil anlamlı türler olarak belirlenmiştir. Hatay obez grubunda ise en belirgin biyobelirteç Succinivibrio dextrinosolvens olmakla birlikte Blautia spp., Ruminococcus torques, Bacteroides ovatus, Collinsella aerofaciens, Enterococcus faecium, Bacteroides eggerthii öne çıkan diğer önemli türlerdir.İki il arasında beta çeşitlilik analizleri, baskın türlerin bolluk oranları ve nadir türlerin dağılımı açısından mikrobiyota kompozisyonunun anlamlı biçimde farklılaştığını göstermiştir.Bağırsak mikrobiyotasındaki farklılığı en güçlü biçimde açıklayan faktörün, glukoz, trigliserid, HbA1c, HOMA-IR ve BKİ gibi parametreleri ortak bir eksende birleştirerek bireyin metabolik risk düzeyini yansıtan PC1 bileşeni olduğu görülmüştür.Mikrobiyota analizlerinde metabolik risk bileşeni, topluluk yapısındaki varyasyonu anlamlı biçimde açıklayan tek değişken olurken; lipid profili, inflamasyon, beslenme, fiziksel aktivite, stres, yaş ve cinsiyet anlamlı bir etki göstermemiştir. Metabolik risk arttıkça Segatella copri, Streptococcus thermophilus ve Alistipes communis artarken, Anaerocolumna türleri ve Caproiciproducens azalma göstermiştir.BKİ topluluk düzeyinde etkili olsa da tür düzeyinde anlamlı farklılık oluşturmamıştır.Şehir farkına yönelik analizlerde Collinsella aerofaciens Hatay’da daha yüksek olup demografik faktörlerden bağımsız olarak şehirlerarasındaki mikrobiyota farklılığını en tutarlı biçimde yansıtan türdür.

Sonuç olarak, bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerin obeziteden ziyade metabolik risk profiline duyarlı olduğunu ve mikrobiyal varyasyonun en güçlü belirleyicisinin metabolik bozulma olduğunu görülmektedir.Şehirler arasındaki anlamlı farklılıklar çevresel koşulların mikrobiyotayı şekillendirdiğini düşündürürken, Segatella copri ve Anaerocolumna gibi türler metabolik durumun biyolojik göstergeleri olarak öne çıkmaktadır.Beslenme, aktivite, stres ve demografik değişkenlerin anlamlı etki göstermemesi, bu faktörlerin çalışmadaki mikrobiyal farklılıkları açıklamada sınırlı kaldığını düşündürmektedir.Genel olarak, bağırsak mikrobiyotasının metabolik sağlık ekseni etrafında şekillendiği ve bölgesel çevresel etkilerin Collinsella aerofaciens gibi belirli türlerde açıkça görülebildiği sonucuna varılmıştır.