Endometrium Karsinomlarında Morfomoleküler Korelasyon ve Klinikopatolojik Analiz


Bülbül G., Ulukuş E. Ç. (Yürütücü), Saatlı H. B., Kurt S., Aktaş T. Ç.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2021 - 2022

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Eylül 2021
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2022

Proje Özeti

Endometrium kanseri, Batı toplumunun en sık jinekolojik malignitesi olup artan obezite ve nüfusun

yaşlanması nedeniyle de insidansı giderek artmaktadır. Günümüzde endometrium karsinomlarının

sınıflaması temel olarak morfolojik özelliklere dayanmakla birlikte özellikle yüksek dereceli tümörlerde

gözlemciler arası farklılıklar izlenmekte ve postoperatif tedaviyi belirlemede klinikopatolojik

parametreler yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle mevcut morfolojik ve klinikopatolojik faktörlere ek

olarak nüks riskini veya tedavi yararını öngören moleküler belirteçlerin tanımlanması ihtiyacı

doğmuştur.

Tumor Cancer Genomic Atlas (TCGA) Research Network 2013 yılında endometrium karsinomlarını

genomik profillerine göre 4 ayrı gruba ayırmıştır: POLE ultramutant grup, mikrosatellit instabilite (MSI)

hipermutant grup, kopya sayısı yüksek (p53 mutant) grup ve kopya sayısı düşük (spesifik moleküler

profile sahip olmayan/p53wild-type) grup. Bu klasifikasyona göre tanımlanan dört grup içerisinde

POLE ultramutant grup en iyi, kopya sayısı yüksek grup en kötü prognoza sahip olup, MSI

hipermutant ve kopya sayısı düşük grubun prognozları ise birbirine benzer ve orta derecelidir.

TCGA'nın bu entegre analizi, endometrial karsinomların genomik özelliklerinin, agresif tümörlere sahip

kadınlar için cerrahi sonrası adjuvan tedaviyi etkileyebilecek yeni bir sınıflamaya izin verdiğini

göstermiştir.

TCGA subgruplarının, prognostik değerleri çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen

histopatolojik özelliklerle nasıl bütünleştirilebilecekleri hala kesin olarak ortaya konabilmiş değildir.

Ayrıca popülasyonumuzda endometrium karsinomları rutinde moleküler olarak sınıflandırılmamakta

ve bu grupların gerçek sıklıkları bilinmemektedir. Bu nedenle biz de öncelikle popülasyonumuzdaki

endometrial karsinomları moleküler olarak klasifiye edip bu grupların sıklığını ve morfomoleküler

özelliklerini ortaya koymayı, bunların yanı sıra klinikopatolojik özellikler ve prognozla ilişkilerini açığa

çıkarmayı hedeflemekteyiz.