Kuzularda FcRn Modülasyonu ile İmmunglobulin G Emiliminin Artırılmasında 1,4-Naftokinon Etkisinin Araştırılması


Altuğ B. (Yürütücü), Bulut Z., Bulut O., Sever B., Koparal A. T., Dik B., et al.

TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2026 - 2028

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Ekim 2026
  • Bitiş Tarihi: Ekim 2028

Proje Özeti

Küçükbaş hayvancılıkta kârlılığı belirleyen en kritik faktörlerden biri kuzuların sütten kesime kadar hayatta kalma oranıdır. Ancak neonatal dönem, doğum sonrası adaptasyonun en zor gerçekleştiği evre olup ölümlerin büyük kısmı bu dönemde meydana gelmektedir. Neonatal kayıplar, ekonomik zararlara neden olmakta ve hayvan refahının yetersizliğine işaret etmektedir. Bu süreçte, bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış yavrular, başta Escherichia coli, Clostridium perfringens, Salmonella spp., Listeria monocytogenes, Pasteurella spp. ve Campylobacter spp. olmak üzere çeşitli patojen bakterilere karşı savunmasızdır. Ruminantlarda epitheliochorial plasenta yapısı nedeniyle gebelik süresince immünoglobulin G (IgG) geçişi mümkün değildir. Bu nedenle, doğumdan sonraki ilk saatlerde alınan kolostrum, pasif bağışıklığın sağlanması açısından kritik önemdedir. Ancak çevresel koşulların baskın rolü, genetik seleksiyonun bu alanda sınırlı etkili olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, pasif bağışıklığın farmakolojik yollarla desteklenmesi gerekliliği doğmaktadır. İnsanlarda gebelik boyunca FcRn aracılı maternal IgG transferi mümkünken, ruminantlarda bu süreç yalnızca doğum sonrası kolostrum alımıyla başlar. IgG’nin bağırsaktan emilimini sağlayan neonatal Fc reseptörü (FcRn), immünoglobulinlerin taşınmasında kilit rol oynar ve bağırsak epitel hücreleri ile çeşitli immün hücrelerde eksprese edilir. Ancak FcRn’nin farmakolojik olarak modülasyonu ve bunun neonatal sağkalıma etkisi üzerine mevcut literatür oldukça sınırlıdır.1,4-Naftokinon; antienflamatuvar, antimikrobiyal ve antitümör özellikleri bilinen reaktif bir bileşiktir. Son yıllarda yapılan in vitro çalışmalar, bu bileşiğin FcRn ekspresyonunu artırabildiğini göstermektedir. Ancak bu etkinin in vivo koşullardaki doğruluğu ve altında yatan moleküler mekanizmalar henüz açıklığa kavuşmamıştır. Bu projede öncelikle 1,4-naftokinon bileşiği, bu türevden hareketle naftokinon temelli ara ürün (Bileşik A) ve rasyonel tasarlanmış tiyazol temelli yeni naftokinon sonuç bileşiği (Bileşik B) sentezlenecek, kimyasal yapıları aydınlatılacak ve ardından bu bileşiklerin neonatal dönemde FcRn aracılı pasif bağışıklık üzerindeki etkileri deneysel olarak değerlendirilecektir. Ayrıca, bu bileşiklerin başlıca neonatal patojenlere karşı antimikrobiyal aktiviteleri de in vitro testlerle incelenecektir. MTT testi sonucunda en aktif bulunan 1,4-naftokinon türevi ileri deneylere tabi tutulacaktır. Uygulamalar sonrası FcRn ve IgG taşınımı ile ilişkili gen ve miRNA ekspresyon düzeyleri qPCR ile analiz edilecektir. Böylece 1,4-naftokinonun FcRn modülasyonunu hangi moleküler yolaklar ve gen düzenleyici miRNA'lar üzerinden gerçekleştirdiği aydınlatılacaktır. Bağışıklık yanıtı ve inflamasyon düzeyleri biyokimyasal yöntemlerle belirlenecek, bağırsak başta olmak üzere ilgili dokularda meydana gelen hücresel ve yapısal değişiklikler histopatolojik olarak incelenecektir. Proje önerimizde, ruminantlarda FcRn modülasyonuna yönelik farmakolojik bir yaklaşım geliştirilmesi hedeflenmektedir. Elde edilecek bulgular, hem temel immünoloji alanına katkı sağlayacak hem de küçükbaş hayvancılıkta neonatal kayıpların azaltılmasına yönelik yeni ve uygulanabilir bir stratejinin geliştirilmesine zemin hazırlayacaktır.