Erdin H. E. (Yürütücü), Ekşioğlu Çetintahra G., Çalışkanelli S. P., Özçelik Ö.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2025 - 2027
Deprem, kentlerde büyük hasar ve yıkımlara neden olan bir afettir. Can ve mal kaybı, ulaşım altyapısında ve teknik altyapıda yıkımlar, ikincil afetler, ekonomik ve sosyal etkiler gibi çeşitli sonuçlara yol açar. Deprem sırasında, sokaklar, yol ağı ve ulaşım altyapısı hasar görür ve bu durum, müdahale ve tahliye çalışmalarını zorlaştırır. Deprem sonrası ihtiyaçların belirlenmesi ve acil durum ekiplerinin afet bölgesine ulaşması için sokakların erişilebilirliği çok önemlidir. Sokak ağlarının kapasitesi en kesit özellikleri, taşıdığı nitelikler ve hizmet verdiği bölgenin mekânsal özelliklerine bağlı olarak değişir. Özellikle ticaret, hizmet ve yönetim gibi faaliyetlerin yoğun olduğu kent merkezlerinde, çalışma saatleri içerisinde taşıt ve yaya trafiği daha fazladır. Söz konusu özellikler deprem durumunda merkez bölgelerini kentin diğer bölgelerine göre daha hassas hale getirmektedir. Bu bölgeler, deprem sonrası iyileştirme çalışmalarında da kritik bir rol oynarlar. 2020 Ege Denizi depremi ve 2023 Kahramanmaraş depremleri, bu gerçeği göstermiştir. Bu nedenle, deprem durumunda ulaşım altyapısının en temel bileşeni olan sokakların etkilenme düzeyinin belirlenmesi ve sokak kesitlerinin erişilebilirlik açısından taşıdığı risklerin bilinmesi, afet yönetimi ve afetin etkilerini azaltmada önemlidir.
Projenin özgün değeri; kentin kritik bölgelerinin mekânsal yapı ve ulaşım niteliklerine odaklanarak yol ağını oluşturan sokakların deprem sonrası risklerinin ve erişilebilirliğin ölçülmesi ve bu yolla afet yönetimi ve kent planlama sürecine girdi oluşturacak analiz ve değerlendirme yöntemini ortaya koymaktır. Bu çerçevede çalışma, sokak kesiti özelinde sokağın elemanları ile mevcut arazi kullanım özellikleri çerçevesinde sokağın ve yol ağının risk düzeyini belirlemeye ilişkin risk parametrelerini belirleyen ve değerlendiren yenilikçi bir analiz yöntemini geliştirmesi kapsamında özgün bir proje niteliği taşımaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde örnek alan olarak seçilen kent merkezinin mekansal özellikleri ve sokak kesitlerinin ele alınarak risk parametrelerinin belirlendiği çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bununla birlikte önerilen yöntem risklerin belirlenerek değerlendirilmesinin yanı sıra afet yönetiminde müdahale ve şehir planlamada risk azaltmaya yönelik planlama faaliyetlerine altlık oluşturabilecek niteliktedir.
Projenin yöntemi; Deprem öncesi kent merkezlerindeki sokak kesitlerinin risk faktörlerini belirlemek için alanın mevcut verisi üzerinden coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla yapılan mekânsal alan ve erişilebilirlik analizlerinden (ağ analizi, grafik teorisi, mekân dizimi), değerlendirmelerden ve uzmanlarca yapılan arazi gözlemlerinden oluşan yöntem akışı sonucunda Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı programlara entegre edilen yenilikçi bir analiz yönteminin oluşturulması amaçlanmıştır. Bu aşamada coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla mekânsal alan analizleri, kentsel ağ analizi, grafik teorisi, mekân dizimi analizleri ve yürünebilirlik analizlerinden faydalanılacaktır. Bu analizlerin sonuçları değerlendirilerek sokak kesitlerinin erişilebilirlik ölçütleri ve risk parametreleri belirlenecektir. Elde edilen veriler ve parametreler doğrultusunda sokak kesitlerinin risk seviyelerini ölçen CBS tabanlı bir yöntem önerilecektir. Oluşturulması amaçlanan yöntem, sokak kesitlerini etkileyen çeşitli risk faktörlerini (örneğin, yapı yoğunluğu, toplu ulaşım erişimi, acil müdahale imkanları vb.) dikkate alarak bunları coğrafi veri tabanlarından ve diğer kaynaklardan elde edilen verilerle entegre edecek şekilde kurgulanacaktır. Bu sayede, deprem öncesi sokak risk seviyelerini belirlemek için daha detaylı ve güvenilir bir analiz yöntemi ortaya çıkacaktır.
Bu kapsamda projenin yönetimi beş aşamadan oluşacak şekilde kurgulanmıştır. Birinci aşamada, deprem durumunda kırılganlık ve erişilebilirliğin ölçüm ve analizlerine yönelik veri altlığı hazırlanacaktır, İkinci aşamada, yol ağının kırılganlığı ve risk düzeyinin tespit edilmesine yönelik analiz aşamasında kullanılacak parametreler ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak bu parametrelerin ağırlıkları belirlenecektir. Bu noktada parametrelerin ağırlıklandırılmasında uzman ve yapay zekadan da faydalanılacaktır. Üçüncü aşama, yol ağının deprem durumunda kırılganlık ve erişilebilirlik endeksinin tanımlanmasını ve kritik bir kentsel bölge olan kent merkezlerinde denenmesini kapsamaktadır Bu kapsamda sürece ilişkin veri tabanının tasarlanması da planlanmaktadır. Dördüncü aşamada, ARCGIS ve QGIS programlarına entegre edilebilecek bir analiz aracı (tool) geliştirilecek ve kentsel bölgelerde yol ağının ve sokakların risk düzeyleri belirlenecektir. Beşinci ve son aşamada ise, analiz sonuçlarına dayanarak yol ağının ve kritik kentsel bölgelerin dirençliliği artırmak için stratejilerin geliştirileceği bir yöntem ve öneriler ortaya konulacaktır.
Projenin yaygın etkisi, kentsel alanlardaki deprem öncesi risklerin daha iyi anlaşılmasına ve bu risklerin azaltılması için daha etkili politika ve planların geliştirilmesine katkıda bulunacaktır. Kritik kentsel bir bölge olan kent merkezlerindeki sokak kesitlerinin risk faktörlerinin belirlenmesinde kullanılan yenilikçi analiz yöntemleri, kent planlaması ve acil durum yönetimi alanlarında önemli bir ilerleme sağlayacaktır. Ayrıca, bu projenin sonuçları, diğer benzer bölgelerde de uygulanabilir ve deprem risklerinin azaltılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde uluslararası düzeyde bir etki yaratabilir. Bu sayede, toplumların deprem ve diğer doğal afetlere karşı direncinin artırılmasına ve kentsel alanların daha güvenli hale getirilmesine yardımcı olunacaktır.