Hipnagojik ve Hipnopompik Uyku ile Rüya İlişkisi Bağlamında 19. ve 20. Yüzyılda Sanatsal İfade Biçimlerinin Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Pelin ARA
Danışman: Engin Aslan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, erken uyku ve uyanma süreçlerinde insanların gördükleri imgelerin bilinçaltında nasıl şekillendiğini incelemektedir. 19. ve 20. yüzyıl sanatına odaklanırken, benzer sınır durumlarının günümüz sanat pratiğinde nasıl uygulandığı ele alınmaktadır. Bireyler uyku ve uyanıklık arasındaki süreçte, rüya olgusunun izleri, bozulmaya uğrayan algılar veya anılar, uyanan bilincin eşiğindeki zihinde belirir. Tüm bu olgular bütünü, mitolojik hikayeler, Sigmund Freud'dan esinlenen fikirler, yaşanmışlıkların etrafında ve nörofizyolojik çalışmaların ışığında incelenir. Çalışmanın teorik bölümü, tarih boyunca rüyalara atfedilmiş sembolleri ve günümüz bilinç araştırmaları doğrultusunda rüyaların değişen yerini kapsamaktadır. Özellikle, hipnagojik ve hipnopompik evrelerin zihinsel imgelerin oluşum sürecindeki rolüne değerlendirilmiştir. Bu tez çalışmasının uygulama bölümünde, daha önce incelenen fikirler doğrultusunda yapılan sanat üretimleri incelemektedir. Görsellerin temel sanat üretim araçlarıyla yeni bir biçim kazanması, anıların bilinç restorasyonu yaşanırken uğradığı bozulmalara atıfta bulunur. Bulanık anıları ve zihinsel değişim süreçleri, parçalanmış görüntüler aracılığıyla plastik dile dönüştürülmüştür. Üretimlerde rüyaların doğrudan aktarılması yerine, bilinç eşiklerine ve ona dair detaylara odaklanırlar. Bu bağlamda, bulanık zihin durumlarının üretim sürecine biçimsel ve anlamsal düzlemde nasıl karşılık bulduğu kavramsal açıdan incelenmiştir. Sonuç olarak bu tez, uyku ve rüya olgusunun sanat pratiği içerisindeki üretken potansiyelin nasıl besleyebileceğini araştırır ve teoriyi gerçek yapımla birleştirerek hipnagojik ve hipnopompik uyku deneyimleri çerçevesinde ortaya koymaktadır.