19. yüzyılda empresyonizm akımı ve fotoğraf ilişkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Fotoğraf Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEYZA MİHRİBAN HAZNEDAR
Danışman: IŞIK SEZER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:19.yüzyılın Avrupa'sında yaşanan sanayi devrimi Avrupa ülkelerinde teknolojik, ekonomik ve toplumsal değişiklikler olmasına neden olmuştur. Batıdaki bu değişikliklerden tüm sanat alanları ve dolayısıyla resim sanatı da etkilenmiştir. Resim sanatının başta konuları olmak üzere teknik ve biçimleri de değişime uğramış ve geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştır. Tarihi M.Ö. 4.yüzyıla dayanan ve karanlık bir kutu olarak bilinen "Camera Obscura" da uzun bilimsel uğraşlar sonucu ortaya çıkmış bir araçtır. Camera Obscura'nın olanaklarıyla ortaya çıkan fotoğraf da sanayi devriminin önemli bir ögesi olmuştur. İlk zamanlar görüntünün netsizliği, diyafram mekanizması ve pozlama süresinin uzun olması, fotoğrafı etkin kullanmak için yetersiz kalmıştır. Fizik ve kimya biliminin çabaları sonucunda da özellikle pozlama süresi kısalmış ve ışığa olan duyarlılık arttıkça fotoğrafın kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Fotoğraf alanındaki teknik gelişmeler sanat tarihi için devrim niteliği taşımaktadır. Fotoğrafın geniş kullanım alanına sahip bir araç olması ve birçok alanda kabul görmesi, kısa sürede bu görsel kayıtların daha fazla kitlelere yayılmaya başlamasını sağlamıştır. Ancak,1839 yılında Louise Mande Eugene Daguerre tarafından dünyaya tanıtılan fotoğraf makinesi ve görsel kayıt ürünü fotoğraf, ressamlar tarafından bir tehdit olarak algılamıştır. İlk zamanlarda 20-30 dakika pozlama süresi olan fotoğraf makinesi, görüntüyü hiç olmadığı kadar gerçekçi ve kısa sürede kaydetmesi resim sanatının başlıca kaygılarından olmuştur. Ancak daha sonra resim sanatı da bu icattan yararlanmıştır. Böylelikle resim-fotoğraf ilişkisi bir işbirliği içine girmiştir. Resim sanatı, fotoğrafın teknolojik gelişmelerden etkilenerek yeni anlatım biçimleri oluşturmuştur. 1860'larda başta Fransa ve çevresinde başlayan Empresyonizm akımı, 1874 yılında bir grup ressam tarafından, Nadar'ın fotoğraf stüdyosunda açılan empresyonist resim sergisiyle döneme damgasını vurmuştur. Empresyonist sanatçılar arasında Claude Monet, Degas, Alfred Sisley, Camille Pissaro, Manet gibi sanatçılar empresyonizm dönemine öncülük etmiştir. Empresyonist sanatçılar için en önemli unsur güneştir (ışıktır). Amaçları, görüntü üzerindeki anlık ışık değişimlerini, açık havada büyük fırça tuşları ile resmetmektir. Resimlerin konusu, kalabalık şehir görünümleri, cadde, sokak ve peyzaj görünümleri olarak ele alınmıştır. Fotoğrafın gündelik yaşamı detaylarıyla kaydetmesi, Empresyonist sanatçıların da bu yeni üslubu tuvallerine aktarması,klasik resim geleneğine bağlı izleyiciler tarafından farklı bulunmuş ve akademik çevreler tarafından eleştiri konusu olmuştur. Fotoğrafın icadından sonra resim ile fotoğraf ilişkisine bakıldığında, fotoğraf, resim sanatını sekteye uğratmamış tam tersine onu yeni bir boyuta taşımayı başarmıştır. Empresyonizm döneminde, fotoğrafın eskiz aracı, model ve görüntü envanterlerinde sıkıntı çektiğinde fotoğraf, sanatçının yardımcı unsuru olarak kullanılmıştır. Böylelikle "fotoğraf sanat mıdır?" düşüncesi, bu dönemde aydınlığa kavuşmaya başlamıştır. Camera Obscura ile başlayan ve Rönesans döneminden beri kullanılan fotoğraf, "fotoğraf ve resim ilişkisi" Empresyonizm döneminde ressamların fotoğrafı kullanarak resim yapmalarıyla farklı bir boyuta ulaşmıştır. İzleyen dönemlerde ise fotoğraf sanatında ortaya çıkan Pictorialist sanat akımı, resmin kompozisyon kurallarının fotoğrafa aktarıldığı ve fotoğrafın görsel anlatım dilinin zenginleştiği bir süreç olmuştur.