Delhi Türk Sultanlığı kuruluş dönemi (1206-1320)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASİN TEKİN

Danışman: ERKAN GÖKSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Delhi Sultanlığı, çekirdek toprakları günümüzde Afganistan sınırları içerisinde yer alan ve XII. yüzyılda kısa bir süre imparatorluk mahiyetini kazanan Gûr Devleti'nin içinden neşet ederek Kuzey Hindistan ve Bengal'de kurulmuştur. Coğrafya, savaş ve yaşam pratikleri ve inanç bakımından birbirinin tamamen zıttı gibi görünen örgütlenmelerin çarpışması sonucu gerçekleşen bu süreç Güney Asya'nın kalıcı olarak Müslümanlaşmasını sağlamıştır. Bu süreçteki en önemli politik teşvik ve faktör Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun zayıflamasının ardından Gûrluların, Harezmşahlarla girdiği rekabettir. Gûrlu çekirdek topraklarının iklim, coğrafya ve insan kaynağı bakımından büyük dezavantajlara sahip olması bu rekabette ordularını Hindistan'ın kuzeyine yönlendirmesine neden olmuştur. Paleoklimatoloji çalışmaları da dahil olmak üzere aksini iddia eden birçok teori bulunsa da iklimin bu süreçteki rolü teşvik edici olmaktan uzaktır. Müdafi Hint devletlerinin X. – XIII. yüzyıllardaki idari, toplumsal ve dini yapısının bu fetihleri hızlandırdığına yönelik iddialar ise karşılaştırmalı kendine has problemleri bulunan ana kaynaklar üzerinden yapılan karşılaştırmalı değerlendirmelerle anlamsızlaşmaktadır. Gûrlu askeri unsurlarının organizasyon, insan kaynağı ve savaş teknolojisi bakımından daha kısıtlı imkânlara sahip Hint devletlerine olan üstünlüğü, Hindistan tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Delhi Sultanlığı'nın kuruluşundaki en önemli faktör olarak öne çıkmaktadır. Sefer vev muharebelerde başta Kutbüddin Aybeg olmak üzere gulâm sistemi içerisinde yetişmiş ehil kumandanlar, bozkır savaş kültürünün taşıyıcısı olan zırhlı süvari birliklerini, savaş filleri ve okçu piyadelerden müteşekkil Hint ordularına karşı etkin bir şekilde yönetmişlerdir. Kale fetihleri ve savunmalarındaki tecrübeleri ise başarıyı getiren bir diğer önemli unsur olmuştur.