Kronik myeloid lösemi hücre hattında tirozin kinaz inhibitörlerine karşı direnç mekanizmalarının araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEDA BAYKAL KÖSE
Danışman: ZEYNEP YÜCE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kronik myeloid lösemi (KML), kimerik Bcr-Abl onkoproteininin sentezlenmesinden sorumlu t(9;22)(q34;q11) translokasyonu ile karakterize bir hematopoetik kök hücre hastalığıdır. KML tedavisinde, imatinib gibi tirozin kinaz inhibitörlerinin Bcr-abl'in işlevini engelleyerek sağladıkları önemli başarıya rağmen ilaç direnci bugün hala hastaların %20-30'unu etkileyen ciddi ve belki de en önemli sorundur. İlaç direncinin altında yatan sebepleri anlamak üzere in vitro olarak tasarlanan çalışmalarımızı, laboratuarımızda daha önce imatinib baskısı altında doğal seçilimle elde ettiğimiz, BCR-ABL mutasyonu/amplifikasyonu bulunmayan, yaşam sinyalleri Bcr-Abl'den bağımsız, tirozin kinaz inhibitörlerine dirençli bir K562 alt-klonu (K562-Ir) üzerinde yaptık. Tez kapsamında hücre ölümü çalışmaları, senesens çalışmaları, akım sitometrisi ile yüzey belirteç molekülleri taraması, üç-boyutlu hücre kültürü çalışmaları, farklı TKI'lerle dozaj denemeleri, proliferasyon deneyleri, Western blot, immünofluoresans teknikleri ile gen ifadesi çalışmaları, hücre farklılaştırma deneyleri, mRNA mikrodizin (transkriptom) analizi, Q-PCR ile amplifikasyon varlığının saptanması ve ekspresyon doğrulama çalışmaları, microRNA mikrodizin analizi gerçekleştirildi. K562-Ir hücrelerinin atasal hücrelerden farklı olarak yapışkan (adherent) özellik kazandığı gözlendi. Dirençli hücrelerin daha yavaş çoğaldıkları, tedavide kullanılan TKI'lerden imatinib'e olduğu kadar nilotinib, dasatinib, bosutinib ve ponatinib'e de dirençli oldukları; hücre ölüm sinyallerinin azaldığı, embriyonik yüzey markerları kazandıkları, birçok hücre-doku-organ farklılaşmasında rol oynayan genleri yeniden regüle ettikleri; üç boyutlu hücre kültürü ortamında tümör sferoidleri oluşturabildikleri gözlemlendi. Ayrıca İlaç direnci, hücre çoğalması, apoptoz direnci, hücre farklılaşmasından sorumlu tutulan mikroRNA'ların ifadesinde artış olduğu izlendi. Tüm verilerimiz bir arada değerlendirildiğinde, lösemik popülasyondaki bazı hücrelerde imatinib yanıtının transkripsiyonel instabilite ile sonuçlanmasıyla fenotipik adaptasyon gösteren, Bcr-Abl-bağımsız, agresif bir popülasyonun ortaya çıktığını ileri süren yeni bir TKI direnç modeli sunulmuştur.