Cumhuriyet Döneminde Bahriye Vekaleti


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULLAH TOK

Danışman: AHMET MEHMETEFENDİOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e intikal eden donanma mirası oldukça kısıtlıdır. Ülke savunması açısından güçlü bir donanmanın varlığının önemi göz önüne alınarak 1924 yılından itibaren Mecliste müstakil bir Vekaletin kurulması gündeme gelmiştir. Bahriye Vekaleti kuruluncaya kadar Milli Müdafaa Vekaleti deniz kuvvetleri üzerinde de etkili bir konumdaydı; ancak Meclis'teki Bahriyeli Vekiller donanma anlamında gelişmenin sağlanması açısından müstakil bir Vekaletin kurulmasını gerekli görmüşlerdir. Vekaletin teşkili kolay olmamıştır. İsmet Paşa, Fevzi Paşa gibi isimler müstakil bir Vekaletin kuruluşuna karşı çıkarken Rauf Bey başta olmak üzere muhalif isimler de Vekaletin müstakil olamayacağına inanarak kurulmasını desteklememişlerdir; ancak Mustafa Kemal'in direktifleri sonucu Bahriye Vekaleti'nin kurulması adına harekete geçilmiş ve 30 Aralık 1924'te Meclis'te kabul edilen karar ile Vekalet, Milli Müdafaa Vekaletinden ayrılmış ve Bahriye Erkan-ı Harbiyesi, Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak çalışmaya başlayan Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisliğine bağlanmıştır. Bahriye Vekaleti üç sene gibi kısa bir sürede pek çok çalışmada bulunmuş; yeni denizaltılar sipariş verilmiş, uzman heyetinden yardım alınmış, talimatnameler hazırlanmış, Yavuz gemisi başta pek çok geminin tamiri gerçekleşmiş, yeni havuz alınmış, Gölcük tersanesinin gelişmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. Bununla birlikte Bahriye Vekili İhsan Bey'in Vekalette kaldığı müddetçe sergilediği tutum ve davranışlar pek çok kişi tarafından eleştirilmiş ve kendisi aleyhinde bir intiba oluşmuştur. 16 Ocak 1928'de ise Vekaletin sonu gelmiş ve bahriye işlerini Milli Müdafaa Vekaletine bağlı bir müsteşarlığa indiren kanun Meclis'te kabul edilmiştir. Vekaletin kapatılmasının ardındaki sürece bir yolsuzluk iddiası damga vurmuş, Cumhuriyet tarihinde bir bakan ilk kez Yüce Divana giderek yargılanmıştır