Erken aksiyal spondiloartritli hastalarda magnetik rezonans görüntülemede ortaya konan sakroiliit varlığının radyolojik sakroiliit gelişimi ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİBEL IŞIK

Danışman: SERVET AKAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gerekçe: Ankilozan spondilitte (AS) tanıda gerekli olan radyolojik sakroiliit gelişimi yaklaşık bir dekat kadar sürebilmekte ve bu durum tanı gecikmesine yol açmaktadır. Magnetik rezonans görüntüleme (MRI) sakroiliak eklemde aktif inflamasyonu gösterme ve erken tanıyı kolaylaştırmak için giderek artan sıklıkta kullanılmaktadır. Ancak MRI anormalliklerinin prognostik önemi net değildir. Bu nedenle, bu çalışmada radyolojik sakroiliit gelişimi ve MRI değişiklikleri arasındaki ilişkiyi inceleme yanında radyolojik sakroiliit için ön-gördürücü olabilecek faktörleri saptamayı amaçladık.Yöntem: 26.06.2002 ve 29.12.2006 tarihleri arasında Romatoloji kliniğince istenilen tüm MRI incelemeleri gözden geçirildi, bazal ve takip (en az bir yıl sonra) grafileri olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Sakroiliit ile ilgili MRI bulgularının tanımlanması için ASAS/OMERACT grubu önerileri kullanıldı. MRI'da kemik iliği ödemi (KIO) Leeds skorlama sistemi kullanılarak skorlandı. Direk grafide sakroiliak eklemler modifiye New York kriterlerine uygun olarak skorlandı. Tüm MRI incelemeleri ve radyografik görüntüler bir araştırmacı tarafından değerlendirildi ve daha sonra aynı araştırmacı, random seçilen bir grup grafi ve MRI incelemelerini kör olarak yeniden değerlendirdi. Araştırmacının kendi içindeki (intra-reader) güvenilirliği için linear kappa değerleri kullanıldı. Demografik bilgileri, klinik ve laboratuvar özellikleri hasta kayıtlarından elde edildi.Sonuçlar: Veritabanı taraması ile 472 hastanın MRI incelemesi saptandı, bunların 50'sinin MRI incelemesi SİE'lere yönelik değildi. Geri kalan 422 hastanın (322 kadın [%77], 97 erkek [%23]) 167'si (%39.6) analize uygundu ancak bir MRI incelemesi teknik nedenlerle değerlendirilemedi. Çalışmaya alınan hastalar ile analize giremeyen hastaların MRI incelemesi sırasındaki dışında demografik özellikleri ve hastalık ilişkili bulguları oldukça benzerdi. Yalnızca çalışma grubunun tetkik sırasındaki ortalama yaşları daha fazla idi. 346 hastanın tetkikinin radyolojik raporuna ulaşıldı ve KIO varlığı açısından gözlemciler arası uyum değerlendirildiğinde ?=0.550 olarak ve bu uyum istatistiki olarak anlamlı idi. MRI'da akut değişiklikler için gözlem ici (intraobserver) önemli derecede (? = 0.750; <0.001), modifiye New York kriterlerine göre radyolojik sakroiliitin varlığı için ise mükemmel uyum tespit edildi. Bazal direkt grafilerinin yeniden değerlendirilmesinde 3 hastanın modifiye New York kriterlerine göre AS olarak sınıflandırılabildiği görüldüğünden bu üç hasta sonraki analizlere dahil edilmedi. MRI değerlendirilmelerinde, 53 (%32) hastada KIO saptandı ve bu hastaların 24'ünde sakroiliak eklemde en az bir kadranda grade 2 ve üzerinde KIO tespit edildi. Ortalama dört yıllık takipte on hastada radyografik sakroiliit gelişmişti. MRI'da KIO ve yüksek derece KIO varlığı radyolojik sakroiliit gelişimi ile ilişkili bulundu. Ayrıca, MRI'da yapısal değişikliklerin varlığı, erkek cinsiyet, HLA B27 pozitifliği ve üveit varlığı da sakroiliit gelişimi ile korele idi. Regresyon analizinde ise orta şiddette KIO varlığı ve erkek cinsiyet radyolojik sakroiliit gelişimi için bağımsız değişkenler olarak saptandı.Tartışma: Başlangıçta MRI'da SIE'de aktif inflamatuvar lezyon varlığı gelecekte AS gelişimi ile ilişkili görülmektedir.