Peygamberlik için gerekli sıfatlar açısından Hz. Peygamberin fetaneti


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1997

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSHAK HALİS

Danışman: AVNİ İLHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET İlk insanla başlayan peygamberlik, beşer hayatını yönlendiren ilahî bir müessesedir. Vahy almaları ve insanların anlayamadıkları gerçekleri bildirmeleri sebebiyle her pey gamber, üstün bir akla sahiptir, islâm literatüründe "Fetanet" kavramıyla ele alınan bu peygamber aklının değeri ve önemi, Kur'ân'da, hem belli kavramlarla ele alınmakta, hem de kıssalar halinde işlenmektedir. "Fetanet sıfatı" en derin ve geniş anlamıyla pratik tezahürlerini, son peygamber Hz. Muhammed'de (SAV.) bulmaktadır. Kur'ân, hadis kitapları ve İslâm tarihi incelendiğin de, Hz. Peygamberin; hem Kur'ân'ı, hem kâinatı, hem de tüm boyutlarıyla insanı anlayabilen, yorumlayabilen ve temsil edebilen bir aklî melekeye sahip olduğu görülmektedir. Söz konusu tezahürler beş alanda toplanabilir: Birincisi ahlâk konusudur. Peygamber, akıl, mantık ve muhakemesiyle bir taraftan duygu, düşünce ve davranışlarında ölçülü olmuş diğer taraftan da ahlâklı bir toplum oluşturabilmiştir. İkincisi tebliğidir. Zor şartlarda, tedricî ve metodlu yaklaşımlarıyla peygamber, öğretilerini kitlelere ulaştırmasını bilmiştir. Üçüncüsü husus eğiticiliğidir ki, peygamber kısa zamanda kültür seferberliği başlatıp müesseseler kurmuş ve pek çok ilim dalının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Dördüncü alanda liderliği vardır. Bir toplum lideri, devlet başkanı ve komutan olarak peygamber, bir eğitimi ve deneyimi olmadığı halde etkili stratejiler uygulamış ve sonuca ulaşabilmiştir. Son olarak da her alanda kısa ve uzun vadeli problemlerin çözümünde üs tün bir performans göstermiştir. Ne var ki tarihî kültür içinde Hz. Peygamber, daha çok dokunulmaz ismet ve ulaşılmaz mucize yönüyle incelenmiş, bazen sadece münzevî bir ahlâk öğreticisi, kimi zaman da yalnızca siyasî otorite temsilcisi olarak ön plâna çıkarılmıştır. Fikir ve hayata istika met ve dinamizm kazandıran peygamber aklına da aslında, beşerin ihtiyacı vardır.