Tarih eğitiminde yerel tarih araştırmalarının yeri: Fethiye örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİRAY TUGAY

Danışman: SABRİ YETKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tarihin en önemli alanlarından biri olan yerel tarih, kent tarihçiliğinden, sıradan insanların gündelik yaşamına kadar birçok alanı kapsamaktadır. Bireylerin, tarihe olan ilgilerini arttırmak için en uygun yol yerel tarih çalışmalarından geçmektedir. Bu tür çalışmalar, kişinin kendini bizzat tarihin bir parçası olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Yerel tarih, kişilerde aidiyet duygusunu geliştirir ve böylece yaşanılan kente sahip çıkılmasına katkıda bulunur. Bu araştırmada, tarih boyunca Anadolu'nun çok kültürlü dokusunu yansıtan yerleşim birimlerinden biri olan Fethiye, yerel tarihçilik açısından ele alınmıştır. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Belgeleri, salnameler, şeriyye sicilleri ve dönemin gazeteleri araştırmada kullanılan temel kaynaklardır. Bilinen en eski dönemlerde kahinleriyle tanınan Fethiye, tarih boyunca Likya, Pers, Makedonya, Roma, Bizans gibi medeniyetlere ev sahipliği yapmış, Türklerin Anadolu'ya gelmesiyle Anadolu'nun güneybatısında kurulmuş olan Menteşe Beyliği'nin sınırları içinde yer almıştır. Osmanlı'nın Anadolu'daki varlığı ile birlikte, Menteşe Sancağı'na bağlı olarak Meğri ismi ile varlığını sürdürmüştür. 19. yy.'da Osmanlı Devletindeki değişimler burada da yaşanmış ve 19. yy. 'm ikinci yarısında, kaymakamlık ve belediye teşkilatlan kurulmuştur. Rum ve Türklerin yan yana yaşadığı bu yerleşim merkezinde, Rumlar ticarette ve özellikle kalaycılık, pabuççuluk gibi zanaat dallarında, Türkler ise daha çok tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkmışlardır. Menteşe yöresinin en zengin ormanları ve madenleri burada yer almaktaydı. Madenleri işleme hakkını genellikle gayr-i müslimler kazanmıştır. Ortaklaşa kullanılan yapılarda Müslüman ve gayr-i müslimler arasında bir dayanışma sözkonusuydu. Gündelik yaşamda, alt düzeydeki kişilerle üst düzeydeki kişiler arasında giyim kuşam, yiyecek, ev eşyaları açısından farklılıklar görülmektedir. Rumlar, Avrupa' daki geleneklerini kısmen de olsa burada da devam ettirmişlerdir. Geçmişten bugüne kadar, çok sınırlı mimari yapıların kalması sık sık yaşanan depremlerle ve turizm nedeniyle eski binaların yok edilmesi ile alakalıdır. Tarih eğitiminde, ilk önce bireylere onların ilgisini çekecek yakın çevreleri öğretilmeli, bu sayede tarihin içine daha fazla dahil edilmeleri sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Meğri, Yerel, Eğitim, Tarih.