İbn Sina'nın ahlak felsefesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1995

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT HATİPOĞLU

Danışman: HANİFİ ÖZCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET İbn Sina'nın ahlâkla ilgili görüşleri esas itibariyle Aristo'ya dayanır. Ancak o sadece Aristo'nun fikirleri ile yetinmeyip, dinin ahlakî ilkelerini de dikkate alarak kendi görüşlerini belirtmiş ve hepsini uzlaştırmaya çalışmıştır. Onun bu uzlaştırmadaki başarısında Farabi'nin de büyük bir rolü vardır. İbn Sina, tıpkı Aristo ve Farabi gibi insanın amacının mutluluğa ulaşmak olduğunu ve bu mutluluğu elde edebilmesinin ancak güzel bir ahlaka sahip olmasıyla mümkün olabileceğini belirtmektedir. İnsanın güzel ahlâk sahibi olabilmesini sağlayan en önemli yetisi ise aklıdır. İnsan gerek nazarî (teorik) ve amelî (pratik) ilimleri tahsil edmekle iyi bir düşünce yeteneği kazanarak ve gerekse dinin tavsiyelerini dikkate alarak, ahlakını ve fiillerini iyi bir seviyeye getirebilir. Böylece insan iyi, güzel ve doğru davranışlarda bulunan bir insan haline gelir. J İbn Sina'ya göre doğru davranış, aşırılıktan ve eksiklikten uzak olan tavassut (orta) olma özelliğine sahip bir davranıştır ki, her ahlakî davranış için b-u kural geçerlidir. Örneğin insan aşırılık ifade eden savurganlık ile yetersizlik ifade eden cimriliğe değil, ikisinin ortası olan cömert davranışlara sahip olmalıdır. Diğer insanlarla ilişkile rinde çok kurnaz veya çok aptal değil, zeki; çok atılgan veya çok korkak değil, cesur davranışlar göstermelidir. Ayrıca insan bu davranışları sürekli olarak yerine getirerek, bunların kendisinde bir alışkanlık haline gelmelerini sağlamalıdır. Çünkü hayatı boyunca bazen cömertlik yapan kişi cömert, bazen cesur davranışlar gösteren birisi de cesur sayılmaz. Bu davranışları sürekli yapan insanlar güzel bir ahlâka sahip olarak, dünya hayatında mutluluğu, ahiret hayatında da mutluluk ve mükafatı, elde ederler.