Koruma politikaları bağlamında tarihi dokuların yaşayan kente entegrasyonu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GAYE CANSUNAR
Danışman: ESTER ETİ AKYÜZ LEVİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kentlere ait kültürel kimliğin oluşumunda önemli öğeler olan tarihsel dokular, yaşanan teknolojik, sosyal, kültürel değişimlerden etkilenen, canlı organizmalardır. Yaşanması zorunlu bu değişim sürecinde tarihsel dokuların kendilerine özgü özelliklerini yitirmeden değişebilmeleri, kentlerin kimliğinin korunması açısından önem arz etmektedir.Tarihsel dokuların bütün olarak ele alınmaları için öncelikle ülke ölçeğinde genel bir koruma anlayışının olması, sonrasında üst ölçekte oluşturulmuş bu genel anlayışın, kent ve kente ait tarihsel doku ölçeğine indirgenerek birtakım kararlar alınması ve uygulanması gerekmektedir. Ülkemizde sit kavramının ortaya çıkması ile gündeme gelen bütüncül koruma anlayışı çerçevesinde yapılan uygulamalar, genel bir koruma politikasının mevcut olmaması nedeniyle genellikle parçalı çözümler üretmekte ve tarihsel dokuların bütün olarak ele alınmamasına neden olmaktadır.Çalışmada; İzmir Kemeraltı Kentsel Sit ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı'nda yer alan tarihsel doku (121, 178, 180 numaralı yapı adaları), İzmir'in önemli tarihi merkezi olan Kemeraltı çarşısına yakınlığı ve günümüzdeki mevcut hali açısından atıl bir duruma dönüşmüş olması, kültürel zenginliklerinin tehlikede olması nedeniyle örnek inceleme alanı olarak seçilmiştir. Bunun yanında, konut (121 ada) ve ticari (178, 180 ada) işlevli bölgeler birbiri ile kıyaslanarak, aynı dönemde alanlarda korumaya yönelik alınan kararlar ve gerçekleştirilen müdahalelere işlevin ne derece etkili olduğu saptanmaya çalışılmıştır.Günümüzde ticari işlevle kullanılan 178 ve 180 adalar, özgün durumda bir dönemin elit kesiminin kullandığı konut bölgesidir. Kentte süreç içerisinde yaşanan dönüşüm çerçevesinde alan çeşitli işlevlerle kullanılmıştır. Cumhuriyet Dönemi ile birlikte politik açıdan simgesel bir değere sahip olan alan, bu dönemde İttihat ve Terakki Partisi'nin merkezi konumdadır. Alanda bulunan yapılar kentin geçmişinde önemli yeri olan; Milli Kütüphane, Milli Kütüphane Sineması vb. işlevlerle kullanılmışlardır. Yakın dönemde çoğunlukla doktor muayenehanesi ve hukuk bürosu olarak kullanılan tarihi yapılar, plansız gelişmeler, rant kaygısı, koruma bilinci eksikliği vb. nedenlerde günümüzde oldukça harap durumdadır.Çalışmada ikinci olarak seçilen bölge ise (121 numaralı yapı adası), günümüzde de özgün işlevi ile kullanılan konut bölgesidir. Birinci bölgeye oranla daha geri planda kalmış olan bölge, nitelikli sivil mimarlık örneklerini barındırmaktadır. Ancak süreç içerisinde yaşanan gelişmeler nedeniyle günümüzde alan adeta bir göç bölgesi haline gelmiştir. Doku içerisinde yer alan 842 Sokak (İnönü Sokağı), hem fiziksel özellikleri, hem de kültürel değeri açısından kent içinde büyük ölçüde özgünlüğünü korumuş, ender tarihsel sokaklardan biri olmasına karşın, günümüzde gereken önem verilmediği için atıl duruma gelmiştir.Yapılan çalışmada; çeşitli ülkelere ve ülkemize ait koruma mevzuatı karşılaştırmalı olarak incelenmiş, elde edilen veriler ve örnek alanda yapılan analizler doğrultusunda, tarihsel dokunun ülkemizde yer alan koruma yöntemleri ve politikalarından ne şekilde etkilendiği saptanmaya çalışılmıştır. Günümüzde birçok kent merkezinin Kemeraltı'nda olduğu gibi çöküntü bölgesi haline geldiği bilinmektedir. Bu çerçevede çalışmanın, tarihsel dokuların bütüncül korunması için uygulanabilecek yöntemlerin ve göz önünde bulundurulması gereken unsurların ortaya çıkarılmasında yönlendirici olacağı düşünülmektedir.